Exi[s]topia
Yürütücüler: YİĞİT ÇETİN, ATİLLA BEKSAÇ

 

''Kırsal ve kent bir ikililik olarak ele alındığında aslında birbirlerini var ettikleri söylenebilir.
Kırsala ilişkin yaklaşımlarımızı genellikle kentle arasındaki farklar üzerinden ortaya koyarız. Dolayısıyla kent ve kırın birbirlerinin sınırlarını oluşturduklarını düşünebiliriz. Yine de bu konuda şu sorular sorulabilir, kent odaklı düşünülmediğinde kırsal bir yerleşimin sınırları nerede başlar? Başka türlü sınırlar oluşturulabilir mi?
Atölye kırsal yerleşimin muğlak sınırlarını sorgulamayı amaçlamaktadır. Katılımcılardan muğlak olanı dondurmaya ve sınırlamaya ilişkin çalışmalar gerçekleştirmeleri beklenmektedir. Zihinlerindeki kırsal imgesinin dondurulması ve sınırlaması sonucu
ortaya bir dizi kır ütopyası çıkacaktır. Aslı itibarıyla mimarlığın konusu olduğundan itibaren yerleşim ve dolayısıyla kentin “ideal” ve anakaranın keşmekeşinden uzak “soyut” ada ortamlarında resmedildiği ve betimlendiği ütopik üretimlerle karşı karşıya
geliriz. Thomas Moore’un Ütopya’sından Campanella’nın “Güneş Ülkesi”ne ve sayısızca
türetibecek diğer örneklerine ütopya değişimden uzak, iyi , doğru ve ideal bir toplum ve mekan betimlemesini savlar.

Öte yandan atölye çalışmaları sonucu, aynı fizikselliğe ilişkin olarak ortaya konması beklenen farklı ütopik yaklaşımlar aynı zamanda oluşturmaya çalıştıkları sınır
çerçevesinde bir araya gelecektir. Ortaya çıkan bu bir aradalığın farklı okumalara imkân sağlaması dolayısıyla, ütopyaların değişmez ve ideal yapılarına ilişkin bir sorgulamayı ve kırsala ilişkin yaklaşımlarımıza bir eleştiri getirmesi beklenmektedir.
Atölyede kırsal yerleşimin sınırlarına ilişkin bu araştırma, yürüyüşün deneyimsel boyutuna odaklanılarak gerçekleştirilecektir. Öncelikle, yürüyüşün yapısına ilişkin bir sorgulamayla doğrusal, döngüsel vb. eksenlerin belirlenmesi ardından yürüyüşlerin, köyün içinde, dışında ve sınırlarında gerçekleştirilmesi planlanmaktadır. Katılımcıların yürüyüş esnasında çeşitli araçlarla biriktirmeleri, toplamaları, soruşturmaları,
kaydetmeleri ve bu sayede çevreye ilişkin yaklaşımlarını dondurmaları beklenmekte.
Yürüyüşlerin rotalarını oluşturacak olan sınırlar, bu aşamada gözlemlenecek olan doğal
oluşumlar, patikalar, bitki örtüsü, üretim faaliyetleri gibi unsurların etrafında şekillenecek ve yürüyüşler sayesinde bu sınırlar da yeniden keşfedilecektir. Sınır, iç-dış gibi kavramlar etrafında yeniden üretilecek olan kırsal ütopyalar, bu kavramlar etrafında ve
izlenen rotaları ifade edecek şekilde bir araya getirilecektir.''