01

 

her yerde ve hiçbir yerde

x,v,t fizikte hareketin bileşenleri olan yol,hız ve zamanı ifade eder.

Yol, hız ve zaman tek başlarına kavram olarak nicelik belirtmemelerine rağmen, ilk anda

kent odaklı düşünce biçimimizden kaynaklı olarak ''yol''un karmaşıklığı, doğrusal olmayıp pek çok düğüm noktasının oluşu; ''hız''ın giderek artışı ve ''zaman''ın hiç bir zaman yeterli olmayışı gibi olgular akla gelmektedir.

 

her yerde olmak hiçbir yerde olmamak mı demektir?

ya da hiçbir yere ait olmamak mı?


Günümüzde insan hareketliliği mekansal hareketliliği de beraberinde getirmiş, artık mekanların bağlamından kopup farklı bağlamlarda yeniden var olması gündeme gelmiştir. Ancak bağlamından koparılan mekanın kimlik ve aidiyet sorunu doğmuştur. Bu durum Heidegger’in “Yapı yapmanın tabiatı, mesken tutmayı mümkün kılmaktır … Mesken tutmaya muktedir olduğumuzda, ancak o zaman yapı yapabiliriz.” deyimini yeniden sorgulatacak duruma gelir.  Belki de kimliklerin artık bulunduğu bağlam üzerinden değil; hareketliliği ve değişimi üzerinden tanımlanacağı bir başka anlayış mümkündür. (Kılıçkıran, 2014)

Çağdaşlarımız, belki artık kendilerini bir yere değil de bir zamana ait hissetmektedirler. (Heller)

Hiç bir yere ait olmamak veya köksüz olmak geleneksel bakış açısıyla kaçınılması gereken ''iyi olmayan'' bir şeydir.

 

Yerleşikliğin yerini hareketin ve göçün aldığı bir zamanda, mobilite kavramı üzerine, tam da bunun zıtlıklarını içinde barındıran bir fiziksel mekan olarak, ''köy''de düşünmenin; tartışmaları ve üretimleri çift taraflı besleyeceği görüşündeyiz.  Bu seneki çalışma alanımız olan Turgut Köyü özelinde mobiliteyi okumaya çalıştığımızda, sosyal ilişkilerde ve iletişim alanında mobilliği salt gözlem yoluyla değerlendirmemiz mümkün olmadı. Fiziksel hareketlilik bazında baktığımızda ise köydeki ticari üretimin, bu köydeki hareketliliğin başat aktörü olduğunu söyleyebiliriz.

TEMA